Tanımadığım birine mektup I

Ben bir keresinde Milano’dan Bergamo’ya giden bir trendeydim. Alicia Keys’in “if i ain’t got you” şarkısını tekrar tekrar dinlemiştim ve yanımda en hararetli sessizliklerimizi paylaşabildiğimiz dostum vardı. Zaten evden uzaktayken, bir an için daha da uzaklaştığımı hissetmiştim, mutlu olmuştum. Yeni yollardan geçecek olmanın, yeni bir yer görecek olmanın ve içimdekilerin bir parçasını yeni bir karaya gömecek olmanın heyecanı vardı içimde. O günü ve o hissi özlüyorum sıklıkla ama özleyeceğimi tahmin ettiğim için öyle güzel kazımışım ki aklıma, gözümü kapatıp o anı düşündüğüm her an tekrar trendeyim. Zamanda geri gidebilmeyi buldum ben.

Ben eskiden en çok karanlıktan korktuğumu zannederdim, ki korkardım da. 20-21 yaşına kadar aralıksız kabuslarla, gece çığlık çığlığa uyanmalarla geçerdi uyku saatlerim. Başımda, elimin altında anahtarı olan bir ışık olmadan uyuyamazdım. Nasıl oldu bilmem, şimdi sokak lambasından yatak odama sızan ışıktan bile rahatsız oluyorum. Karanlık düşündüğüm kadar korkutucu değilmiş ya da korkma kotamı doldurmuşum ya da büyümüşüm ya da bir gece bir dost-melek gelmiş, kabusları almış götürmüş başımdan.

Ben sonra en büyük korkumun yalnızlık olduğunu düşündüm uzunca bir süre. Şimdi bu düşünce için de kotamın sonralarına geliyorum ya da büyüyorum ya da, bilmiyorum neden. Ben yalnızlığı sevince, türlü bahanelerle itmişim kendimi evime, kimine göre. Yani. Haklılık payı vardır belki. Bu korkunun içinde hep gitme özlemim de oldu, Manisa taraflarına mesela, kıyılarda bir eve. Toplayıp tüm kitaplarımı, duvardaki çerçeveleri, biriktirdiğim tüm eskiz defterini, sokak sokak tüm anıları paketleyip zihnimde, gitmeme çok az kaldı gibi geliyor bazen. Eskiden buna hiç cesaret edemezmişim gibi gelirdi, şu an çok da yapılması güç bir şeymiş, verilmesi zor bir kararmış gibi gelmiyor. Hem diyorum, insanlardan uzaklaşmama da bahane olur belki uzakta olmak. Uzaktaki seni görüyorum sonra, tanımadığım seni, Bodrum’da maviyle bütünleşmişsin, sen nasıl karar vermişsin acaba? Tek başına yaşıyorsun, okuyorsun, hissettiklerini yazıyorsun ve rakı içiyorsun akşamları, denizde geçen gemileri, günün doğuşunu, batışını, tekrar doğuşunu izliyorsun. Ama kendini hep birileriyle paylaşma ihtiyacı hissediyorsun, dinlediğin her müziği, gördüğün her güzel gün batımı, her dalgayı. Neden gerçekten insanın sadece kendiyle bir şey paylaşması bazen yetersiz kalıyor?

Ben kahvaltıyı çok seviyorum, konudan konuya uçmak gerekirse. Masada saatlerce birileriyle muhabbet ederek ya da yalnız başıma bir şeyler izleyerek, tatlı tuzlu karşılık kahvaltı yapmayı çok severim. Ben önce tuzluyu bitirip sonra tatlıya geçenlerden değilim. Dengeleyerek yerim. Daha çok çilek reçeli için ara sıra zeytinle ekşitirim ağzımı. Ama haftalar var, yapamadım telaşsız, uzun seremonili bir kahvaltı. Yoğunluk, vakitsizlik, miskinlik, ne dersen, ne ararsan.

Ben puzzle yapmayı da çok severim ama sevdiğim tabloların ya da fotoğraflarınkileri yapmayı. Puzzleları yapıp duvarlarda onlara yer ayarlamak benim için dövme yaptırmak kadar önemli bir karar neredeyse. Sanki onu duvardan indirme, birine hediye etme, evden atma şansım yokmuş gibi. Vazgeçeceğimi öngördüğüm şeylere emek vermek istemediğimi de söyleyebilirsin sen, bence haklı da olursun.

Ben yaklaşık üç ay önce sigarayı bıraktım. Sigara içmeyi artık sevmediğimden değil de, zararlarını vücudumda hissettiğim için, biraz korktuğum için, kendimi bu sefer yaparmışım gibi hissettiğim için. On senedir ilk kez bu kadar uzun zaman geçti sigara içmeden ama son bir kaç gündür içimde bir telaş var, ya yanlış zamanda bıraktıysam? Üç ay geçmişken, altı aya tamamlamadan da içilmez ki tekrar. Altı ay olmuşken de bi seneye tamamlamadan olmaz ki. Şehir değiştirirsem, bahanem olsun tekrar sigara içmek için. Özlediğin bir arkadaşını görmek gibi.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s